top of page

Alışkanlıklar Evde Başlar: Ailece Başarıya Giden Yol

    Anne-Baba-Çocuk
Anne-Baba-Çocuk

Bu Yazıyı Neden Yazdım?


Ben bir baba, bir eğitimci ve bir yol arkadaşı olarak şunu çok iyi biliyorum: Hayattaki en derin izler, evin içindeki küçük anlarda bırakılır. Alışkanlıklar sadece davranışlar değil, aynı zamanda birer karakter inşasıdır. Günlük tekrarlarla şekillenen bu davranışlar zamanla kişiliğimizin ayrılmaz parçası haline gelir ve bu yapı taşları, evin içinde, göz önünde, farkında olmadan örülmeye başlar.


Bir eğitim yöneticisi olarak her yıl yüzlerce öğrencinin başarı hikâyelerine ve aynı zamanda zorlanma süreçlerine tanıklık ediyorum. Farklı sosyoekonomik yapılar, farklı yaşam tarzları, farklı kültürel alışkanlıklar… Ama hepsinin ortak bir paydası var: Evde öğrenilenler, okulda ve hayatta sergileniyor.


Bu yazıyı kaleme almamdaki en büyük neden, hem kendi kızım Arya’ya bir pusula bırakmak hem de çocuklarını daha bilinçli yönlendirmek isteyen ailelere bir yol haritası sunmak. Eğitim sadece okul duvarları arasında gerçekleşmez; asıl eğitim, evin salonunda, mutfağında, akşam sohbetlerinde, kahvaltı masasında, birlikte geçirilen sade ama anlamlı zamanlarda başlar.


Hazırsanız birlikte hem bir farkındalık yolculuğuna çıkalım hem de güçlü alışkanlıklar inşa etmek için evimizin temellerine bir kez daha bakalım.


1. Alışkanlık Nedir ve Neden Bu Kadar Hayati?

Alışkanlık; belirli bir davranışın tekrarlanmasıyla otomatik hale gelmesi durumudur. Sabahları diş fırçalamak, her gece yatmadan önce kitap okumak, sofraya otururken teşekkür etmek gibi küçük görünen ama uzun vadede büyük farklar yaratan davranışlar alışkanlıktır.

Peki neden bu kadar önemlidir?


Çünkü alışkanlıklar, bilinçli bir çaba gerektirmeden hayatımızın yönünü belirler. Gün içinde verdiğimiz kararların %40’tan fazlası alışkanlıklara dayanır. Yani biz farkında olsak da olmasak da kim olduğumuzu aslında her gün tekrarladığımız şeyler belirler.

İyi alışkanlıklar kazanan çocuklar, uzun vadede sadece akademik değil; sosyal, duygusal ve ahlaki açıdan da güçlü bireyler olurlar. Çünkü alışkanlık, karakterin motor gücüdür.

 

2. Aile Ortamı: Alışkanlıkların Mayalandığı Yer

Çocukların en büyük rol modeli annesi ve babasıdır. Ne söylediğimizden çok ne yaptığımız belirleyicidir. Bir çocuğa her gün "kitap oku" demek, o kitabı eline almamış bir ebeveynin ağzından çıkıyorsa, etkisi yok denecek kadar azdır. Ama çocuk, kitap okuyan bir ebeveyni izliyorsa, sessizce o davranışı içselleştirir.


Çocukların karakteri okulda değil, evde şekillenir. Evde öğrenilen sabır, saygı, paylaşım ve şükür duygusu; dış dünyada sergilenir. Ailece birlikte yapılan her davranış, bir alışkanlık tohumudur:


✅ Ailece sabah kahvaltısı

✅ Ailece birlikte yapılan görev paylaşımı

✅ Ailece teşekkür etmek

✅ Ailece özür dileyebilmek

✅ Ailece hayal kurmak

✅ Ailece hedef koymak


Unutmayın, çocuklar alışkanlıkla büyür, nasihatle değil.

 

3. Başarıya Giden Yol: Evde Atılan Küçük Ama Etkili Adımlar

Bir çocuğun sabah kendi yatağını toplaması, küçük bir görev gibi görünür. Ama bu davranış, öz disiplinin temelidir. Bazı etkili ev alışkanlıkları:


🌞 Sabah rutini: Saatinde kalkmak, yatağını toplamak, kahvaltıya zamanında oturmak.


📚 Ders çalışma düzeni: Belirli saatlerde, dikkat dağıtıcılar olmadan çalışmak.


🧹 Sorumluluk paylaşımı: Masayı toplamak, çamaşır katlamak, küçük kardeşle ilgilenmek.


💬 Aile içi iletişim: Günde en az 10 dakika ekransız, yüz yüze sohbet.


🙏 Minnet alışkanlığı: Her akşam günün sonunda “bugün neye şükrettin?” sorusuyla günü kapatmak.


Tüm bunlar akademik başarıyı doğrudan etkiler. Çünkü öğrenme için önce bir zemin gerekir: dikkat, disiplin ve düzen.

 

4. Ailece Alışkanlık Geliştirme Rehberi

Evde alışkanlık geliştirmek sadece çocuklar için değil, tüm aile bireyleri için geçerli bir süreçtir. İşte bazı öneriler:


🗓 Haftalık aile toplantısı: Her Pazar 15 dakikalık bir toplantı yapın. Herkes haftaya dair hedeflerini, heyecanlarını, kaygılarını paylaşsın.


📖 Kitap saati: Her akşam 20.00 - 20.30 arası "kitap saati" belirleyin. Tüm ev susturulsun. Herkes kendi kitabını okusun.


💡 Hayal defteri: Her aile bireyinin bir hayal defteri olsun. Ayda bir herkes hayalini paylaşsın.


🧺 Ev işleri dönüşümü: Haftalık görev tablosu hazırlayın. Her hafta görevler değişsin. Çocuklar evin yükünü paylaşmayı öğrensin.


❤️ Gün sonu paylaşımı: Akşam yemeği sonrası “Bugün seni en çok mutlu eden şey neydi?” sorusuyla günü kapatın.


Bu tarz rutinler hem alışkanlık kazandırır hem de bağları güçlendirir.

 

5. Anne Babalara Altın Tavsiyeler

🎯 Beklentiniz net ama gerçekçi olsun: Çocuklardan mükemmel olmasını değil, çabalamasını bekleyin.


🎯 Kendi alışkanlıklarınıza ayna tutun: Çocuk kitap okusun istiyorsanız, siz de okuyun. Spor yapsın istiyorsanız, birlikte yürüyüş yapın.


📈 Gelişimi küçük adımlarla takip edin: Her alışkanlık bir anda oluşmaz. Sabırlı olun.


🎁 Alışkanlıkları ödülle değil anlamla pekiştirin: “Eğer kitap okursan çikolata alırım” yerine, “Birlikte hayal kurmamıza yardım etti bu kitap” deyin.


⛔ Tutarsız olmayın: Bugün izin verip yarın yasak koymak çocukta güven zedeler.


Teknoloji Çağı
Teknoloji Çağı

 

6. Teknoloji Çağında Alışkanlık Kazanmak Mümkün mü?

Evet, hem de çok mümkün. Hatta belki de hiç olmadığı kadar önemli ve gerekli. Bugün çocuklarımız, dijital dünyanın tam ortasında büyüyor. Onlar için internet, ekran, tablet, telefon; bir araçtan öte bir “yaşam alanı.” Bizler dışarıda oyun oynayarak büyüdük; onlar ise sanal dünyada zaman geçirerek büyüyor. Bu nedenle teknolojiye karşı bir savaş başlatmak yerine, onu anlamak, yönlendirmek ve birlikte yönetmek çok daha akılcıdır.


🎯 Teknolojiyi Düşman Görmek Yerine, Yol Arkadaşı Yapın

Birçok ailede teknoloji "yasaklanan bir şey" haline geldiği için çocuklar teknolojiyle gizli bir ilişki kuruyor. Yasak olan cezbedici olur. Bu da çocuğun dijital dünyaya bağımlılık geliştirmesine zemin hazırlar. Oysa teknoloji, doğru kullanıldığında alışkanlık kazandırmada mükemmel bir yardımcı olabilir.


🔹 Günlük hatırlatmalarla alışkanlık takibi yapılabilir.

🔹 Ebeveyn-çocuk birlikte içerik üreterek bağ güçlendirilebilir.

🔹 Mobil uygulamalarla okuma, yazma, spor veya dua alışkanlığı desteklenebilir.

🔹 YouTube ve podcast içerikleriyle kişisel gelişim desteklenebilir.


Teknolojiyi ne kadar erken doğru tanımlarsak, çocuğa da o kadar erken “bilinçli kullanım” kültürü kazandırmış oluruz.

 

📲 Dijital Dünyada Alışkanlık Nasıl Kazandırılır?

Gelin birlikte birkaç somut adımı keşfedelim:


✅ Ekran Süresi Rehberliği Yapın (Yasaklamayın)

Çocuğunuzun ekran süresini sınırlamak önemlidir ama asıl kritik olan, o ekran süresinde ne yaptığıdır.


⛔ Gelişigüzel içerik tüketimi: Video izleme maratonları, saatlerce oyun.


✅ Bilinçli içerik üretimi: Kod yazma, içerik üretimi, belgesel izleme, dijital tasarım.

Birlikte belirleyeceğiniz “dijital saatler” çocuğun disiplin duygusunu besler. Örneğin:


  • 17.00 - 18.00 arası dijital oyun

  • 20.00 - 20.30 arası YouTube’dan bilim veya tarih belgeseli

  • 21.00 itibarıyla telefonlar kenara, kitap veya sohbet vakti

 
✅ Dijital Ortamda Ortak Hedefler Belirleyin

Teknoloji, hedef odaklı kullanıldığında alışkanlık inşasında harika bir araçtır.


🧭 Örnek alışkanlık hedefleri:


  • Haftada 3 gün, 20 dakikalık egzersiz uygulaması kullanmak

  • Her gün 10 dakika İngilizce kelime ezberi için uygulama açmak

  • Her hafta birlikte izlenecek 1 belgesel seçmek

  • Her gün 5 dakikalık meditasyon veya zikir uygulamasıyla günü kapatmak


Bu tarz dijital alışkanlıklar sayesinde çocuk hem teknolojiyi üretken şekilde kullanmayı öğrenir hem de “gelişim, değişim ve dönüşüm” yolculuğuna dijital destek bulur.

 

✅ Dijital İçerik Tüketimini Ailece Yapın

Dijital dünyayı çocukla ortak yaşamak, ekranı bir “duvar” olmaktan çıkarır.


👨‍👩‍👧 Birlikte izlenen bir video sonrası şu sorular sorulabilir:

  • En çok hangi kısmı sevdin?

  • Bu videoda hangi değeri gördün?

  • Sence bu içerik sana ne kattı?


Bu sayede çocuk ekran başında bile “eleştirel düşünme” alışkanlığı kazanır. Ayrıca pasif izleyicilikten aktif farkındalığa geçer.

 

✅Dijital Detoks Günleri Belirleyin

Bazen bir adım geri atmak, iki adım ileri gitmek demektir.Ayda bir gün "ekransız aile günü" yaparak dijitalin dışına çıkmak, teknolojiyle sağlıklı ilişki kurmayı öğretir.


📅 Öneri: Her ayın ilk cumartesi günü “ekransız etkinlik günü” olabilir:

  • Birlikte doğa yürüyüşü

  • Ailece masa oyunları

  • Mutfakta birlikte yemek yapmak

  • Ailece hedef planlama oturumu


Dijital dünyanın dışında geçirilen bu zamanlar, aile bağlarını güçlendirir ve ekranın her şey olmadığını gösterir.

 

🌱 Teknoloji ile Alışkanlık Arasında Köprü Kurmak

Gelin, teknolojiyi sadece eğlence aracı olarak değil; alışkanlık kazandıran bir eğitim partneri olarak görelim. Çünkü:


📲 Telefonun ekranı, doğru kullanıldığında bir üniversite olabilir.


💡 Bir uygulama, çocuğun hayat boyu sürecek alışkanlıklarının başlangıcı olabilir.


🎧 Bir podcast, onu farklı bir hayata ilhamla taşıyabilir.


Yani mesele teknolojide değil, onun nasıl ve ne için kullanıldığında.


Bir anne-baba olarak çocuğunuzun ellerine tutuşturduğunuz telefon, ona bir dünya açıyor. Ancak o dünyanın nasıl bir yer olacağına siz yön verebilirsiniz:


  • Orası alışkanlıkların geliştirildiği bir eğitim alanı mı olacak?

  • Yoksa farkında olunmadan bağımlılıklar geliştiren bir boşluk mu?


Karar sizin elinizde. Ve çocukların gözleri her zaman sizin ellerinizdeki ekrana bakıyor. Onlar sizi taklit eder. Sizin teknolojiyle kurduğunuz ilişki, onların da kaderine dönüşür.


📌 Bugün birlikte teknolojiyle sağlıklı bir alışkanlık başlatın:Belki bir okuma uygulaması, belki birlikte izlenecek bir TED konuşması, belki de hedef takibi yapacak bir alışkanlık ajandası… Ne olursa olsun, bir yerden başlayın. Çünkü: Teknolojiyi düşman gibi görmek yerine, akıllı bir yol arkadaşı haline getirirsek; çocuklarımızı sadece bugüne değil, geleceğe de güçlü hazırlarız.

 

7. Alışkanlık = Kimliktir

Son olarak şunu çok net ifade etmek gerekir:Bir bireyin alışkanlıkları, onun kimliğinin iskeletini oluşturur.


Çocuğunuzun ileride nasıl bir insan olacağına dair merak ettiğiniz her şeyin cevabı, bugün kazandırdığınız veya göz ardı ettiğiniz alışkanlıklarda saklıdır. Alışkanlıklar, zamanla karaktere; karakter ise kimliğe dönüşür. Şimdi bir durun ve şu soruları düşünün:


📍 Dakik biri olacak mı?Her sabah zamanında uyanan, randevulara geç kalmayan, sorumluluklarını zamanında yerine getiren biri… Dakiklik, sadece saate saygı değil; başkalarının zamanına ve emeğine de saygı duymak demektir. Evde “gecikme normaldir” algısı varsa, çocuğun zihninde “zaman değersizdir” izlenimi yerleşir.


📍 Saygılı biri olacak mı?Evde anne babasına bağırarak konuşmasına izin verilen bir çocuk, dış dünyada da aynı kalıpta hareket eder. Oysa saygı; önce evde öğrenilir. Büyüklerin sözünü kesmemek, teşekkür etmek, özür dilemek gibi küçük görünen davranışlar, gelecekte kişinin saygı seviyesini belirler.


📍 Sorumluluk sahibi biri olacak mı?Kendi eşyalarını toplamak, ev işlerinde görev almak, okul ödevlerini hatırlamak gibi davranışlar, zamanla sorumluluk alışkanlığına dönüşür. Sorumluluk bilinci kazanan çocuklar, gelecekte çalışkan, güvenilir ve üretken bireyler olur.


📍 Kendine inanan, azimli biri olacak mı?Bir çocuk, bir alışkanlığı sürdürdükçe kendine olan inancı da artar. Örneğin, her sabah 10 dakikalık kitap okuma alışkanlığı kazanan bir çocuk, zamanla "Ben bunu başarabiliyorum" duygusunu içselleştirir. Bu duygu ise öğrenme isteğini ve azmini besler. Alışkanlıklar, çocuğa “başarabilirim” mesajı verir.


📍 İnançlı, tutarlı, prensip sahibi biri olacak mı?Her gün namaz kılan, her akşam şükreden, her haftaya hedef koyarak başlayan bir çocuk; ileride kendini tanıyan ve kararlı biri olur. İnanç ve değer temelli alışkanlıklar çocuğun iç dünyasını da besler.

 

Peki Neden Bu Kadar Etkili?

Çünkü alışkanlıklar tekrarla oluşur ve tekrar eden her davranış beynin sinir yollarında iz bırakır. Buna nöroplastisite diyoruz. Beyin; sık tekrar edilen davranışları daha kolay, daha hızlı ve daha “otomatik” hale getirir.


“Bir kez yapılan şey tercihtir,Yüz kez yapılan şey alışkanlıktır,Bin kez yapılan şey karakterdir.”

Bu yüzden “alışkanlık = kimliktir” demek abartı değil, bilimsel bir gerçektir.

 

Alışkanlıklar Karaktere, Karakter Kader’e Dönüşür

Belki çocuğunuzun gelecekteki mesleğini, okulunu, arkadaş çevresini bilemeyebilirsiniz. Ama neye dönüşeceğini çok büyük oranda tahmin edebilirsiniz: Bugün neyi tekrar ettiğine bakarak.


  • Her gün kendine bakan bir çocuk, kendine değer veren bir birey olur.

  • Her gün sözünde duran bir çocuk, güvenilir bir birey olur.

  • Her gün azıcık da olsa çaba gösteren bir çocuk, yılmaz bir savaşçı olur.

  • Her gün saygı gösteren bir çocuk, sevgiyle büyür ve etrafına ışık saçar.


Kıssadan hisse:Alışkanlıklar, çocuğunuzun iç mimarıdır.Siz ona hangi alışkanlığı verirseniz, o da kendine öyle bir gelecek inşa eder.

 

Değişim Evde Başlar, Aileyle Büyür

Ev dediğimiz yer, sadece duvarlardan, camlardan, koltuklardan ibaret değildir.Ev, bir çocuğun ilk defa "hayır" demeyi öğrendiği, ilk defa sevildiğini hissettiği, ilk defa hata yapıp affedildiği yerdir.Ve en önemlisi, hayatın provasının yapıldığı sahnedir.


Her sabah birlikte edilen bir kahvaltı, çocuğa sadece fiziksel enerji vermez; aidiyet hissi kazandırır.Her akşam edilen içten bir "Bugün nasıldı günün?" sorusu, çocuğa yalnız olmadığını hissettirir.Ve her tekrarlanan küçük davranış, çocuğun karakterinde bir tuğla olur.


🧱 Alışkanlıklar tuğladır, aile ortamı çimentodur.Ve o evde her gün attığınız küçük adımlar, çocuğunuzun geleceğini büyük bir yapıya dönüştürür.


Bir çocuğun ruhuna işlenen alışkanlıklar,ona mezuniyet belgelerinden, başarı rozetlerinden çok daha fazla şey kazandırır:Bir yön duygusu, bir karakter pusulası, bir yaşam felsefesi…

Bugün bir alışkanlığı birlikte başlatın.


Bu sadece bir kitap saati olabilir, bir görev listesi olabilir, bir yürüyüş rutini olabilir…Önemli olan "birlikte" olmasıdır. Çünkü birlikte başlanan alışkanlıklar, tek başına sürdürülebilir hale gelir.


📌 Bugün “neden böyle oldu bu çocuk?” diye sorduğunuz her davranışın kökeni, geçmişte atlanan bir alışkanlık olabilir.Ama güzel haber şu: Her zaman yeniden başlamak mümkündür.

Daha fazla ertelemeyin.Bugün, şimdi, bu yazının hemen ardından evinizdeki ilk tuğlayı birlikte koyun.Belki bir not defteri açın, belki birlikte bir alışkanlık haritası çizin.Ama mutlaka başlayın.


“Yarın çocuğunuzun kim olduğunu değil,neye alıştığını konuşacağız.”

Unutmamakta fayda var: Alışkanlıklar evde başlar ama dünyayı değiştirebilir.

 

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Alışkanlık kazandırmak için çocukla her gün aynı şeyi mi yapmalıyız?

Evet, tekrar en güçlü öğretmendir. Aynı saatte yapılan küçük davranışlar zamanla alışkanlığa dönüşür.


2. Tüm aile bireyleri aynı alışkanlıkları kazanmalı mı?

Hayır, ama ortak alışkanlıkların aile bağlarını güçlendirdiği bir gerçektir. Özellikle sabah ve akşam rutinleri ailece yapılabilir.


3. Ergenlik dönemindeki çocuklara da alışkanlık kazandırılabilir mi?

Kesinlikle. Ancak bu yaş grubunda alışkanlıklar daha çok katılım, fikir alma ve sorumluluk yöntemiyle geliştirilmelidir.


4. Kötü alışkanlıkları değiştirmek için ne yapılmalı?

Önce alışkanlığın farkında olunmalı, sonra yerine sağlıklı bir alternatif koyulmalı. Yasaklamak değil, yönlendirmek etkili olur.


5. Okul başarısıyla ev alışkanlıkları ne kadar bağlantılı?

Çok yüksek düzeyde. Planlama, dikkat, zaman yönetimi gibi beceriler evde alışkanlık olarak kazanıldığında okulda da başarı artar.

 

Yorumlar


bottom of page